Riders Meeting 2017



"Nasıl ya? Ne demek bütün riderlar gelecek?surprise" İlk tepkim böyle olmuştu, Riders Meeting yapılacağını duyduğumda. Tabi sonrasında çok büyük sevinç ve heyecan. Günler, haftalar geçiyor, aman bi aksilik çıkmasın, bütün işleri halledeyim, dikkat edeyim hasta falan olmayayım. Ohh herşey güzel, birkaç gün kaldı gitmeye. Hazırlığını yapmaya başlarsın yavaştan. Pat... Başka şehirde yaşayan ağabeyin arar: "Kardeşim, iznimi ayarladım. Çok özledik sizi de yeğenimi de, haftasonu annemi de alıp geliyoruz" der. Buyur burdan yak... "Ben de özledim ağabeyim, buyurun gelin, başım üstüne. Yeğenin evde, doya doya görüşün ama ben yokum, haftasonu Geyikli'deyim" smiley

Son yıllarda yapılmış olan organizasyonların içinde açık ara lider olmaya aday bir hafta sonu... Düşünsenize: İstanbul’dan, İzmir’den, Antalya’dan, Ayvalık’dan, Bodrum’dan herkes orada. Peh peh... Ki öyle de oldu zaten. Neyse durun heyecan yaptım, baştan alacağım...

Cumartesi sabah 08:00'da teker dönsün dedik İzmir’den. Aynı saatlerde İstanbul’dan da kardeşlerimiz yoldaydılar Çanakkale'ye doğru. Antalya çoğu kez olduğu gibi bir gün önceden gitmişti zaten.

Saat 07:50 buluşma yerindeyiz, herkes tamam bir kişi eksik. Heyecanlı bekleyiş. Acaba beleş bira içebilecek miyiz? Umutlu bekleyiş Turgut "The Hoca" Kalfaoğlu’nun görüş alanımıza girmesiyle hüzünlü bir hal aldı. Geç kalmadı haliyle. İzmir’de son gelen değil, geç gelen biraları ısmarlar. "Geç gelmek" wink büyük meziyet çünkü...

Yola çıktık, ilk durak Ayvalık. Refik "Teo" Yalçınkaya ve Gökalp "Bee" Çiftçi kardeşlerimiz bizi bekler. Bu aylarda başka bi güzel Ayvalık. Sessiz, sakin, huzurlu. İnsanın ufak şirin bi kafe açası geliyor. angel Karnımız aç, ne yiyelim? Tabii ki mitolojik çağlardan beri meşhur olan Ayvalık tostu. Bir, iki, üç; kim kaç tane yiyebilirse. Eş zamanlı olarak İstanbullular da kahvaltı fotoğraflarını paylaşıyorlar bizimle.

Kahvaltımızı bitirip kahvelerimizi içtikten sonra düştük yine yollara. Burada bi tahmin alayım. Motosiklet kullanıcısının en nefret ettiği yol nasıldır? Bilen bilir Edremit ile Küçükkuyu arası 25 tane trafik ışığı.angry Her geçişimizde bir gerginlik, bir huzursuzluk, bir merak; acaba kaç tanesine yakalanacağız? Ama bu sefer şanslıydık, 19/25 yaparak yüzümüzde bir gülümsemeyle ver elini Kaz Dağları. Keyif veren virajlarda çok fazla kamyonun arkasına takılmadan kendimizi Ezine’ye attık. Hepimiz uzun olan tarafı atlattık artık bir şey kalmadı diye düşünürken "Road Captain"ımız Anıl "Poyraz" Yener daha önceden bu yolda sürmüş olan Ayvalık Chapter’dan kardeşimiz Gökalp "Bee" Çiftçi’ye öncülüğü devretti.Gökalp de yakın zamanda almış olduğu Africa Twin’ini test etmek için midir, yoksa vahşi içgüdülerine hakim olamadığından mıdır laugh, bize yarım saatlik bir off-road sürüşü yaptırdı.

Kavuşma anı yaklaşıyordu. Ağaçların arasından çok güzel hafif virajlı bir yoldan Mehmet "MeSa" Sayar ağabeyimizin bizi misafir edeceği evine, pardon köşküne, malikanesine smiley doğru yol alıyorduk. Derken yolun ortasında iki kolunu da açmış bizi karşılayan biri. Biraz daha yaklaşınca daha net anlaşıldı kim olduğu. MeSa'dan başkası olamazdı zaten. Bizi karşılayan İstanbullu kardeşlerimizi görünce ne yorgunluk kaldı ne bir şey.

Hemen motorlarımızı güvenli bir şekilde park ettik. Başladık tek tek hasret gidermeye. İlk defa tanışan da, yıllardır tanışan da büyük sevgiyle sarıldı birbirine. Orada olmaktan herkes o kadar mutluydu ki birinin bunu dile getirmesine bile gerek yoktu. Ortam herşeyi anlatıyordu zaten, benim için de çok büyük tecrübe oldu gerçekten. Bu organizasyonun fikir babaları her kimse bin defa razı olsun... yes

E tabi susadık yolda da bir şeyler içmeye fırsat olmamıştı. Buz gibi biralarla susuzluğumuzu giderirken hoş sohbetler ve ardı arkası kesilmeyen kahkahalar da mezemiz oldu adeta. Bir ara buzdolabını açtım baktım ne göreyim, ağzına kadar bira, şarap vs içki dolu. "Biri fena geç gelmiş anlaşılan wink" dedim içimden. Meğerse hepsi merkez yönetimin tüm kardeşlerine ikramıymış. Bitti mi? Bitmedi, dünyanın en güzel atıştırmalığı da var ikramlar arasında. Alın elinize kalemi kağıdı veriyorum tarificool:

Malzemeler: Yöresel pembe domates, yöresel zeytinyağı, yöresel keçi peyniri, yöresel köy ekmeği, yöresel baharatlar, az biraz da sarımsak. Karıştırın bunları, bandıra bandıra yiyiverin şimdi...

Karnımız da doydu ohh. Bir kısmımız denizde yorgunluk atarken bir kısmımız akşam yatacağı çadırı kurmaya çalışıyordu. Diğerleri de doyumu olmayan muhabbete devam ediyordu.

Herkes hazır olduğunda organizasyonun asıl amaçlarından olan toplantımızı yapmak için oluşturduk yuvarlak düzenimizi. Başkanımız Haydar "Tuareg" Varol’un açılış konuşması sonrası yeni alınan kararlar, değişen kararlar, tüzük içeriğiyle ilgili yenilikler bir bir konuşuldu ve oybirliği ile kabul edildi. Sonrası serbest kürsü. Daha güzel işler nasıl yapabiliriz, daha çok nasıl bir araya gelebiliriz, hepsi konuşuldu ve çok güzel düşünceler çıktı ortaya. Hepsi olacak inanıyoruz.

Toplantı sonunda İzmir Chapter'ımızın değerli başkanı Anıl "Poyraz" Yener’in bir sürprizi oldu. Bendeniz Ertan "Quasimodo" Ustael aday riderlık sürecimi tamamlayıp alev kanatlarımı başkanımın ellerinden teslim aldım. Böyle bir güne denk gelmesinin de benim için çok büyük bir şans olması gururumu kat be kat artırdı. Bu vesileyle de tüm İzmir Chapter riderlarına bana gösterdikleri sabır ve destek için tekrar tekrar teşekkür ederim.yes

Muhabbet öyle güzel ki zaman nasıl geçiyor anlamıyor insan. Anaamm bir baktık güneş batmak üzere. Akşam yemeğe gideceğiz hep birlikte. Ama ne olursa olsun böyle bir gün batımını kaçıramayız. Kalabalıkta biri söyledi ama tam kestiremedim kim olduğunu? Bu günbatımı manzarası bir Casablanca'da varmış bir de MeSa'nın evinde.

Instagram, Facebook, Twitter, Snapchat, Tinder wink profil fotoları çekildikten sonra akşam yemeği için yola koyulduk. Mehmet Ağabey'in evine 15 dakika yürüme mesafesinde olan Dalyan’da çok güzel bir restoranda yerlerimiz ayrılmıştı bile. Bütün gece rakılar içildi, balıklar yendi, muhabbetin dibine vuruldu. O kadar şeyin arasında maç bile izledik. Kimileri sevindi kimileri üzüldü tabi. Konusu gelmişken teknolojik altyapı ve desteği sağlayan Ali "Marticik" Ayar’a sonsuz teşekkürler...



Dönüş yolunu yürümemize rağmen hatırlayamıyorum bile ne ara eve geldik anlayamadım. Gecenin ilerleyen saatlerinde biralar içilirken, imece usülü hazırlanan içkilere dayanabilenler muhabbete devam etti. Günün yorgunluğu bastırınca kimileri odalarına kimileri çadırlarına girerek hayal gibi geçen bir günü arkalarında bıraktılar.

Sabahleyin kuş sesleri kahkaha seslerine karışıp uyandırıyordu insanı. Karnı açıkmış olan kahvaltı yapıyor, hala uyanamamış olan denize girip kendine gelmeye çalışıyordu.

Tüm dönüş günleri hüzünlü olur değil mi? Bizde öyle değildi! O kadar güzel geçti ki zaman, bir daha buluşacağımız gün bir an önce gelsin diye dönelim çabuk çabuk geçsin günler diyorduk içimizden. Yolumuz uzundu tabi, az km gitmeyecektik koca gün. Hazırlıklarımızı yapıp hep birlikte dönüş yoluna koyulduk.

MeSa'nın köyü Gökçebayır'a kadar cumbur cemaat sürdük. Görenler görmeyenlere anlatsın ben hayatımda hiç bir sürüşten bu kadar keyif almadım crying  Geyikli Geyikli olalı bu kadar motosiklet görmüş müdür onu da  abilerim söylesin. Köy kahvesinde soluklanıp çaylarımızı, kahvelerimizi, sodalarımızı içtikten sonra herkes tek tek birbirine sarılıp vedalaştı. En yakın zamanda tekrar biraraya gelmek niyetiyle...

İyi ki geldik, iyi ki beraberiz, İYİ Kİ VARSIN SUPEREVA…


quasimodo kullanıcısının resmi

Yorumlar

scubaman kullanıcısının resmi
scubaman

Çokkkkk güzel olduu çokkkkk :) 

 

Seviyorum hepinizi :)

Poyraz kullanıcısının resmi
Poyraz

Müthiş bi haftasonuydu. Hem güzel bi yönetim toplantısı hem eğlenceli bir etkinlik oldu. Başta ev sahibi Mehmet,Metin,Levent Sayar olmak üzere Haydar Başkan ve ekibine teşekkür ederim. Dönerken keşke karaciğerimi de alsaydım ;)

Ertan'ım keyifli anlatımın için de sana teşekkürler. Ayrıca alev kanatları için buradan da tebrikler...

Sizleri seviyorum kardeşlerim,şimdiden özledim...